Herman Hesse – Boncuk Oyunu

 

  • Bir tez ne kadar sivri ve ödün vermez biçimde dile getirilirse, kendi antitezini davet edişi de o kadar kesinlik taşır.
  • Yüksek makam seni bir göreve getirdi mi şunu bilmelisin ki, üst kademelere tırmanış özgürlükten değil, bağımlılıktan içeri atılmış bir adımdır. Mevki ve makam yükseldikçe, bağımlılık büyür. Mevki ve makamın otoritesi arttıkça, hizmet sıkılaşır. Kişilik güçlendikçe, keyfi davranışlar geri plana itilir.
  • Yönetmek bir gereksinim değil, başkalarına emirler vermek onun için bir zevk değildi; etkin yaşamdan çok düşünsel yaşamı özleyen ve ömür boyu değilse de daha pek çok yıl gözlerden saklı bir öğrenci gibi yaşayıp geçmişin kutsal eserlerinde, müzik katedrallerinde, mitolojinin, dillerin ve düşüncelerin bahçe ve ormanlarında merak ve huşuyla gezip dolaşan bir hacı olarak kalsa Allahtan başka şey istemeyecekti çünkü.
  • Bir kimse yetenek, irade gücü, metanet bakımından birinci derecede bir yıldız olabilir; ama öylesine dengeli bir konumda bulunabilir ki, mensup olduğu sistem içinde her türlü sürtüşmenin ve enerji israfının uzağında kalarak öbür yıldızlarla birlikte devinebilir. Bir başkası vardır, aynı seçkin yeteneklere, hatta belki daha üstünlerine sahiptir, gelgelelim ekseni tam olarak merkezden geçmez, dolayısıyla gücünün yarısını eksantrik devinimlerle boşa harcar, bu devinimler kendisini güçsüz düşürdüğü gibi çevresinde bir takım aksaklıklara yol açar.
  • Kendisinde hizmet aşkı olan biri, hizmet edeceğine bir kez ant içtiği efendisine kanının son damlasına kadar hizmet etmelidir, daha üstün bir efendi bulunca eski efendisini bırakıp yenisine koşmak gibi gizli bir niyet beslememelidir içinde. Böyle bir niyet beslemekle kendisini efendisini yargılayan biri konumuna getirir, sizde işte tıpkı böyle davranıyorsunuz. Yalnızca en yüce efendiye hizmet etmek istiyor ama o kadar safça davranıyorsunuz ki, seçeceğiniz efendinin üstünlüğü konusunda kendiniz karar vermeye kalkıyorsunuz.