Şeytani Fısıltılar

seytanifisilti

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İnternette gördüğüm bu görsel bana bir çok şeyi çağrıştırdı. Üstad Bediüzzaman’ın Lümme-i Şeytaniye dediği şeytana ait karakol. Kalp sarayının eşkiyasının gizlenme mahalli. Fısıltı merkezi. Bizler çoğu zaman farkına varamasakta, sürekli korsan yayın yaparak kulağımıza neler neler fısıldıyor şeytan bir düşünmek lazım. Aldığımız kararlarda onun etkisi ne kadar? Reflekslerimizde onun imzası mı var? Vahiy ve sünnetten mi besleniyoruz yoksa bu korsan yayından mı? Bizi ele geçirmiş olmasın maazallah.

Peygamber Efendimizin (asm) ifadesiyle “İnsan kalbinde iki lümme (merkez) vardır. Bunlardan biri melek ilhamı, diğeri ise şeytan vesvesesi içindir.” Şeytan kendine ait olan kısmı bir karakol olarak kullanır. Şeytan, Hz. Adem (as)’e secde etmemesi dolayısıyla cennetten tard edilince Allah’a şöyle yalvardı: “(İblis) dedi ki: Ey Rabbim! Andolsun ki, beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım! Ancak onlardan ihlasa erdirilmiş kulların müstesna…”(Hicr, 15/39-40) Öyle anlaşılıyor ki şeytan bizi yoldan çıkarmak adına elinden geleni yapmaktadır. Kuran-ı Kerim’de buna vurgu yapan ayetlere şöyle bir bakalım.


Nisa Suresi 119. ayet:

“Allah o şeytana lanet etti. Ve o da: “Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım, ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah’ın yaratışını değiştirecekler” dedi. Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o, apaçık bir ziyana uğramış olur.”

Nisa Suresi 120. ayet:

“Şeytan onlara vaad eder ve onları boş umutlarla oyalar. Oysa şeytanın onlara vaadi, aldatmadan başka bir şey değildir.”

Araf Suresi 20. ayet:

“Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: “Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedî kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti.” dedi.”

Araf Suresi 201. ayet:

“Allah’tan korkanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese iliştiği zaman, durup düşünürler de derhal kendi basiretlerine sahib olurlar.”

Taha Suresi 120. ayet:

“Nihayet şeytan ona vesvese verdi. Şöyle dedi: “Ey Âdem! Sana sonsuzluk ağacını ve çökmesi olmayan bir saltanatı göstereyim mi?””

Kaf Suresi 16. ayet:

“Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz. Ve biz ona şah damarından daha yakınız.”

Nas Suresi 4. ayet:

“O sinsi vesvesecinin şerrinden.”

Nas Suresi 5. ayet:

“O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar.”


Bu ayetler bize kısaca, şeytanın bize sürekli fısıldadığını , Allah’tan yeterince korkan ve ihlasa eren kulların ise bu fısıldamadan müstesna olduğunu anlatmaktadır kanaatimce. Peki ne yapmalı ne etmeli de şeytanın bu yoldan çıkarmasına karşı Allah’tan yeterince korkup ihlasa eren kullardan olalım. Bunun bir yolu yöntemi var mıdır? Varsa bu yol ve yöntemler nelerdir? Bunu da başka bir yazımızda anlatmaya çalışalım inşaallah.

 

Kalın sağlıcakla.

 

Paylaşmayı unutmayın!